Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), OECD’nin “Bir Bakışta Eğitim 2026” raporuna göre Türkiye’nin, ilköğretim ve ortaöğretimde Güney Kore ile birlikte öğretmen ihtiyacının tamamen karşılandığı iki OECD ülkesinden biri olduğunu açıkladı. Raporda Türkiye’de doldurulamayan öğretmen kadrosu oranı yüzde 0 olarak yer aldı. Eğitim sendikaları ise yaklaşık 100 bin ücretli öğretmen görev yaptığına dikkat çekerek kadrolu atama talebini sürdürüyor.
OECD Raporunda Türkiye’ye İlişkin Öne Çıkan Veriler
Bu yılki ana teması öğretmen açığı olan raporda Türkiye; boş kadro oranı, genç öğretmen oranı, öğretmen devamsızlığı ve öğretmen başına düşen öğrenci sayısı gibi göstergelerde OECD ortalamasından olumlu yönde ayrışıyor. MEB’in açıklamasında bu veriler, Türkiye’nin öğretmen açığı yaşamayan ülkeler arasında yer aldığının göstergesi olarak sunuldu.
Doldurulamayan Öğretmen Kadrosu Oranı Yüzde 0
OECD raporuna göre ilk ve ortaöğretimde doldurulamayan öğretmen kadrosu oranı, Kore ve Türkiye’de yüzde 0, Lüksemburg’da ise yüzde 3,6 olarak gerçekleşti. Verisi bulunan 20 eğitim sisteminin tamamında, boş kadroların öğretmen işgücüne oranı 2024/25 eğitim yılında yüzde 4’ün altında kaldı.
Genç Öğretmen Oranı OECD Ortalamasının Üzerinde
Türkiye’de 35 yaşın altındaki öğretmenlerin oranı yüzde 32 olarak belirlendi. Bu oran OECD ortalamasında yüzde 22 seviyesinde bulunuyor. OECD genelinde ortaöğretim öğretmenlerinin dörtte biri 55 yaş ve üzerinde yer alıyor.
Öğretmen Devamsızlığı OECD Ortalamasının Altında
PISA kapsamında okul müdürlerine uygulanan anket verilerine göre, öğretmen devamsızlığının öğrencilerin öğrenmesini olumsuz etkilediğini belirten müdürlerin oranı Türkiye’de yüzde 6 oldu. Bu oran OECD ortalamasında yüzde 27 olarak kaydedildi.
Öğretmen Başına Düşen Öğrenci Sayısı Geriledi
MEB’in aktardığı verilere göre 2015-2024 döneminde öğretmen başına düşen öğrenci sayısı ortaokulda 17’den 14’e, ortaöğretimde 14’ten 11’e indi. Türkiye böylece ortaöğretimde 13 olan OECD ortalamasının altına düştü; ortaokulda ise 13 olan OECD ortalamasına yakın bir seviyeye geldi.
| Gösterge | Türkiye | OECD |
|---|---|---|
| Doldurulamayan öğretmen kadrosu oranı (ilk ve ortaöğretim) | Yüzde 0 | Verisi olan 20 sistemde yüzde 4’ün altında |
| 35 yaş altı öğretmen oranı | Yüzde 32 | Yüzde 22 |
| Öğretmen devamsızlığının öğrenmeyi olumsuz etkilediğini belirten müdür oranı | Yüzde 6 | Yüzde 27 |
| Öğretmen başına öğrenci (ortaokul, 2024) | 14 | 13 |
| Öğretmen başına öğrenci (ortaöğretim, 2024) | 11 | 13 |
OECD Öğretmen Açığını Nasıl Ölçüyor?
OECD, öğretmen açığının ülkeden ülkeye farklı biçimlerde ortaya çıktığına dikkat çekiyor. Rapora göre bazı ülkelerde tam nitelikli öğretmen eksikliği, nitelik şartlarını tam taşımayan personelin payının artmasıyla kendini gösterirken, bazı ülkelerde önemli sayıda kadro boş kalıyor. 2024/25 eğitim yılında OECD genelinde ilk ve ortaöğretim öğretmenlerinin yüzde 9’u tam nitelikli değildi.
Raporda doldurulamayan kadro oranının yalnızca bir ölçüt olduğu vurgulanıyor. Bu nedenle boş kadro oranının sıfır olması, bölge ve branş bazındaki ihtiyaçların tamamen karşılandığı anlamına gelmiyor.
Ücretli Öğretmen ve Atama Tartışması
MEB’in değerlendirmesi, ücretli öğretmenlik ve kadrolu atama tartışmalarının sürdüğü bir döneme denk geldi. Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, ağustos ayında yaptığı açıklamada ücretli öğretmen sayısının 81 il genelinde yaklaşık 100 bine ulaştığını belirtti ve 2026 AGS ile en az 100 bin atama yapılması gerektiğini ifade etti.
Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise bir soru önergesine verdiği yanıtta, 2016’dan bu yana öğretmen ihtiyacının sözleşmeli öğretmen istihdamıyla karşılandığını bildirdi. Tekin, ders saati ücretli görevlendirmelerin aylıksız izinli veya raporlu öğretmenlerin yerine ve atama döneminde atama yapılamayan kadrolar için kısa süreli yapıldığını açıkladı. Tekin, bu şekilde görevlendirilenlerin doğrudan kadrolu öğretmen olarak atanmasının mevcut mevzuata göre mümkün olmadığını da belirtti.